Eğitim “Açık” Bir Radyo Davası: “Ya içindesindir tırnağın, ya da, dışında kalacaksın” Açık Radyo, 95.0 FM frekansı için açtığı davayı Danıştay’a taşıdığını Tütün Deposu’ndaki basın buluşmasında duyurdu. Hakan Kaplan 6 Nisan 2026 Türkçe dilbilgisi kuralları ile bir ‘konuşma’ çizgisi ve hayatı ‘tırnak içinde’ tüm soru işaretleri ile yorumlayan, bağımsız, ironik duruşu ile Açık Radyo 30’uncu yılını kutluyor. Ancak ‘kâinatın tüm sesleri, renkleri ve titreşimlerine’ açık kurum, iki yıl önce kaybettiği 95.0 sıralı FM radyo frekansını geri kazanmak adına da, bugünkü dijital yayın kimliği Apaçık Radyo adı üzerinden var olmaya çalışarak, bir süredir hukuki ve kamusal bir hak mücadelesi veriyor. İşte bu çabanın bir dökümü, 31 Mart Salı sabahı İstanbul Tophane’deki Tütün Deposu’nda, radyo kurucusu Ömer Madra ile yönetici editör, yapımcı İlksen Mavituna ve radyonun hukuk uzmanları, avukatlar Erdem Türkekul ve Ümit Altaş eşliğinde, basın ve kamuoyu ile paylaşıldı. Sayısı 50’yi geçen yerli ve yabancı basın mensupları ile radyo programcıları, dostları ve emektar çalışanlarını simitler, çaylar, kahveler ve basın dosyaları ile tekrar bir araya getiren, yine misafirperver bu toplantıya, Ermeni asıllı Türkiyeli güncel sanatçı Larissa Araz’ın 2022’de Cem Mısırlıoğlu ile hazırladığı Uzaktan Gelen Ses adlı radyo ve ses yerleştirmesi de derinlik kattı. Toplantıya Türkiye Gazeteciler Sendikası, Bianet ve Agos ile ArtDog İstanbul gibi birçok yayından katılım gösterildi. Açık Radyo yayın lisansının iptaline dair hukuki sürecin paylaşıldığı toplantıda özetle, “gelinen durumun yalnızca bir radyo kuruluşuna yönelik bir idarî işlem değil, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından da ‘kritik bir eşik’ olduğu” mesajı aktarıldı. Bu kapsamda, en baştan söylemek gerekirse, Açık Radyo davası Danıştay’a taşınmış bulunuyor. Hukukçular, Danıştay’ın ise yapacağı incelemeyi en erken Mayıs 2026 sonunda tamamlayacağını ve radyo kaderinde bu anlamda yine önemli bir yol ayrımının yakında olduğuna dikkati çekiyor. Açık Radyo Bu Sürece Nasıl Gelmişti? Hatırlanacağı gibi, 24 Nisan 2024 tarihinde, Açık Radyo canlı yayınına, günlük yerel ve uluslararası basını işleyen Açık Gazete programı içinde katılan konuğun, T.C. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan taziye mesajı sebebiyle, o günün anmalarından bahsederken, ilgili kişinin “soykırım olarak adlandırılan” ve “Ermeni soykırımı anması” ifadelerini kullanması gerekçe gösterilerek, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından radyoya en üst sınırdan para cezası verilmiş, ayrıca program yayınının da beş kez durdurulmasına karar verilmişti. Ancak bu süreçte Açık Radyo tarafından RTÜK’ün elektronik yolla tebliğ ettiği kurul kararının yayın durdurma tarihlerini içeren ekine teknik nedenlerle de erişilememişti. Bu durum, o günlerde RTÜK’e bildirilse de, herhangi bir yanıt alınamamış, ardından 3 Temmuz 2024 tarihinde ise yayın durdurma tedbirinin uygulanmadığı gerekçesiyle, RTÜK’ten bir de Açık Radyo’nun yayın lisansı iptali kararı gelmişti. Kurum bu aşamada ilgili para cezasını ödemiş, sürece ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmiş bulunsa bile, adli merciler tarafından savunması dahi istenmeden, teknik aksaklıklar da gözetilmeden FM 95.0 frekans yayını lisans iptali kararı verilmişti. İşte Açık Radyo, bu durum üzerine ise ilgili hukuki itirazlarını yerine getirerek, hukuki ve bilimsel görüşlerle bu karara karşı iki dosya ile itiraz etmiş ve davalar ilk derece ve istinaf mahkemelerinde reddedilmişti. Radyonun hukuki temsilcileri, bu kapsamda özetle “yayında kullanılan ifadelerin ifade özgürlüğü dahilinde olması ile ilgili yayına katılan kişilerin beyanlarından ötürü, yayının bütünü ve maksadı değerlendirilmeksizin, ilgili yayın kuruluşunun bu şekilde sorumlu tutulamayacağı” görüşlerini savunarak kayda geçirmişti. Açık Radyo, bu aşamada, Tütün Deposu’nda yapılan toplantıda her iki dosyanın da 2026 yılı itibarıyla temyiz edildiğine ve Danıştay ince