22 Mayıs 2026 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump, Connecticut eyaletinde katıldığı bir mezuniyet töreninin ardından Washington’a dönüş yaparken, havalimanında basın mensuplarının Küba ile ilgili yönelttiği soruları yanıtladı. Trump, Küba’daki ekonomik ve siyasi durumun “son derece kötü” olduğunu vurgulayarak, Küba halkının yardım çağrısında bulunduğunu belirtti. “Onlara destek olacağız” diyen Trump, Küba’da yaşanan gıda ve elektrik sıkıntısına dikkat çekti ve orada yaşayanların “harika insanlar” olduğunu ifade etti.
ABD Başkanı, Küba konusunda yeterli deneyime sahip olduklarını ve halkın 65 yıldır bu anı beklediğini aktararak, “Küba’yı özgürleştireceğiz” mesajını verdi. Küba’ya yönelik ambargonun kaldırılmasıyla ilgili soru üzerine Trump, kesin bir tarih vermekten kaçınsa da, bu konuda yakında daha fazla bilgi paylaşacaklarını dile getirdi.
Küba’da tansiyonu artırıp artırmayacaklarıyla ilgili bir soruya ise “Tansiyon yükselmeyecek, buna gerek yok. Ülke parçalanmış durumda. Orası tam bir felaket, yönetim kontrolü kaybetmiş” şeklinde yanıt verdi.
Trump’ın bu açıklamaları, ABD Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche’nin, eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro ve bazı diğer yetkilileri “ABD vatandaşlarını öldürmek amacıyla komplo kurmak” ile suçlayan bir iddianameyi duyurmasının hemen ardından geldi. Blanche, Raul Castro ve isimlerini açıklamadığı diğer kişilerin, 1996 yılında insani yardım grubu “Brothers to the Rescue”ya ait uçakları düşürmekle suçlandığını belirtti. Raul Castro, 2021 yılında Küba Komünist Partisi liderliğinden istifa etmiş olsa da, ABD basınına göre hala ülkenin en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.