Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi üzerindeki yargı süreci ve ortaya atılan iddialar kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Hakan Kaplan’ın 8 Nisan 2026 tarihli dosyasında yer alan usulsüz ödeme, baskı, görevlendirme ve personel işlemleriyle ilgili iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama beklentisi artmış durumda. Yargı süreciyle birlikte hastanedeki iddiaların yeniden gündeme gelmesi dikkat çekiyor.
Hastane çevrelerinde, özellikle pandemi döneminde yaşanan olağanüstü koşulların bazı ödeme ve işlem süreçlerinde usulsüzlüklere yol açtığı iddia ediliyor. İddiaların merkezinde, halen Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü olarak görevde bulunan Y. B. yer alıyor. Alt kademe personelinin bu süreçte sorumluluğun yüklenmesi, asıl kararların ve yönlendirmelerin ise daha üst düzey yöneticiler tarafından alındığına dair iddialar gündemde.
Dosya kapsamında bazı memurların kamu kurumunu dolandırma suçlamasıyla yargılandığı bildirilirken, asıl organizasyonun daha üst düzeyde şekillendiği iddiaları da dikkat çekiyor. Soruşturma süreci başladıktan sonra bazı personelin günah keçisi haline getirildiği, karar verici konumda olan isimlerin ise dosyanın dışında kaldığı belirtiliyor. Bu nedenle, kamuoyunda gerçek sorumluluk zincirinin tam olarak ortaya çıkıp çıkmadığına dair önemli tartışmalar yaşanıyor.
Tehdit ve baskı iddiaları dosyanın ciddiyetini artırdı. Yolsuzluk iddialarını gündeme getiren bir müdür yardımcısına yönelik tehdit içerikli söylemlerin varlığı, dosyada dikkat çeken konulardan biri. Bazı kişilere ifade süreçlerinde yön vermeye yönelik baskılar kurulduğu ve tanıklıkların etkilenmeye çalışıldığı iddiaları da öne çıkıyor. Mahkeme sürecinde bazı sert ve tartışmalı tutumların sergilendiği de kamuoyuna yansıdı. Bu durum, yalnızca mali usulsüzlük iddialarını değil, aynı zamanda kurum içindeki mobbing ve baskı tartışmalarını da gündeme taşıdı.
İletişim kayıtlarının incelenmesi yönündeki talepler de dikkat çekiyor. İddialara göre, resmi belgelerde imzası olmayan bazı yöneticilere sorumluluk yüklenmeye çalışıldığı, buna karşın sürece adı karışan kişilerle güvence ve yönlendirme içerikli yazışmalar yapıldığı öne sürülüyor. Özellikle WhatsApp üzerinden yapılan mesajlaşmaların detaylı olarak incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu yazışmaların içeriğinin açığa çıkması halinde, dosyanın kapsamının genişleyebileceği düşünülüyor.
Ayrıca, hastanede bazı personelin fiilen çalışmadan maaş aldığı ve görev alanları ile gerçekteki durumlarının birbirine uymadığı iddiaları da gündemde. Bazı çalışanların uzun süre boyunca kurumda bulunmadan maaş aldıkları, bu durumların ortaya çıkmasının ardından idari tedbir gibi görünüm altında kapatılmaya çalışıldığı ileri sürülüyor. Acil serviste aktif görev yapmadığı iddia edilen bazı personele ise yüksek maaşlar ödendiği belirtiliyor. Bu durumlar, kamu zararına neden olabilecek ciddi usulsüzlük iddialarıyla bir araya geliyor.